Ha İzmihlal Ha Ölüm // Ya İstiklal Ya Ölüm
Bilmemek ihanettir, kendi askerine kurşun sıkanın ihanetinden çok daha büyük bir ihanet !
İstiklâl Marşı'nı bilmek yalnızca 12 Mart 1921'i bilmek, Mehmet Âkif'i bilmek değildir. 1914'ü bilmektir, 1915'i bilmektir, 1918'i bilmektir, en çok da 1919'u,1920'yi, 1921'i bilmektir. Ne mi oldu bu tarihlerde :
-1914-
Osmanlı donanmasının yetersiz olduğu anlaşılmış ve bunun üzerine İngilitere'ye üç gemi siparişi verilmiştir. İşte bu gemilerden ilkidir Reşadiye. Sipariş verilir, gemi tamamlanır ve bizim 300 denizcimiz teslim almak üzere İngilitere'ye gider. Bir merasim düzeni, bayraklar çekilir, herkes rahat duruştan esas duruşa geçer ve birden İngiliz millî marşı duyulur, İngilizler hep bir ağızdan söylemeye başlarlar. Bizimkiler işe uyanır, karşılık olarak bizim de bir şey söylememiz gerekmektedir, ancak böyle bir şey söz konusu değildir. Oradan zeki bir kazancıbaşının aklına" nasılsa Türkçe bilmiyor ya bunlar, hepimizin bildiği bir şarkıyı söyleyelim" demek gelir. Gayet de mantıklı bir fikir kabul edilir. Neyse efendim İngilizler marşı bitirir rahat duruşa geçerler. Bu sefer bizimkiler "hazır ola" geçerler ve başlarlar:
" Entarisi ala benziyor
şeftalisi bala benziyor
benim yarim sana benziyor
olamaz ne çare o nişanlıdır
kaytan bıyıklı delikanlıdır
şekerli misin vay vay
kaymaklı mısın vay vay
sen de benim gibi
sevdalı mısın vay"
Devamı »
Etiketler: Çayyaş Edebiyat, Ümit Yavaş



.jpg)











